WWW.BAROKULU.NEWFORUM2U.COM

Sitemize hoşgeldiniz umarız size faydalı oluruz..

BAR KÜLTÜRÜ,ALKOLLÜ İCECEK VE KOKTEYL SİTESİ

SİTEMİZDEN FAYDALANABİLMEK İÇİN ÜYELİK GEREKLİDİR & SİTEMİZE YARDIMCI ARKADAŞLAR MODERATORLAR ARIYORUZ
CANARY ISLAND

    Şarap ve Sağlık

    Paylaş
    avatar
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 408
    Points : 1875
    Reputation : 2
    Kayıt tarihi : 08/04/09

    yeni Şarap ve Sağlık

    Mesaj tarafından Admin Bir C.tesi Mart 16, 2013 1:24 pm





    Şarap ve Sağlık


    Tıp ve Şarabın Tarihi

    Üzüm yetiştirmenin bundan yaklaşık olarak 9000 yıl önce Karadenizin doğu kıyılarında bulunan Gürcistan bölgesinde başladığı tahmin edilmektedir. Asma bahçeleri daha sonra Dicle ve Fırat nehirleri aracılığı ile Babil'e (Mezopotamya) ve oradan da Mısır ve Yunanistan'a yayılmıştır.

    Şarabın keşfi ise pek çok konuda olduğu gibi rastlantısaldır. Eski Pers ülkesi kralı Cemşid'in karısı tarafından keşfedildiği iddia edilir.
    Üzümlerine çok düşkün olan Kral, tüm yıl boyunca yiyebilmek için bu üzümleri büyük testilerde, soğuk depolarda saklatır; ancak bir yıl sonra üzümlerin fermante olduğunu farkederler ve üzümler artık tatlı değildir. Kral testinin alt kısmında kalan bu sıvının zehirli olduğunu düşünür ve testiyi başka bir bölümde muhafaza ettirir.
    Bu arada kralın karısı çok şiddetli başağrıları nedeni ile acı içinde kıvranmaktadır. Ağrılarında kurtulamayan kadın ölümü kurtuluş olarak görmeye başlar. Kralın zehirli olduğunu düşündüğü yaşamına son vermek için içen kralın karısı, tam aksine kendisini daha iyi hisseder; artık tadı üzümden oldukça farklı olan sıvı ağrılarını hafifletmiş, daha rahat uyuyabilmesini sağlamıştır. Bu mucizeye tanık olan Kral Cemşid zehirli içeceği kendisi de dener ve çok hoşlanır; böylece bu harika içeceğe "Kraliyet İlacı" adını verir.

    Daha sonra yapılan deneyler, temel olarak şarap elde etmek için üzümleri ezip doğal maya fermentasyonun başlaması için beklemek dışında başka ek bir tekniğe gerek olmadığı görülür.

    Şarap, 6000 yıldan daha uzun süre kullanılan insanlık tarihinin en eski ilaçlarındandır. Şarap, aynı zamanda en çok belgelenen ilaçtır. Şarabın erdemleri, şarap yazıcıları -kullanımını tavsiye eden eski doktorlar- tarafından kayda alınmıştır.

    Aynı zamanda da İncil'de şarapla ilgili birçok kaynak bulunur; Nuh'un gemisini terk ettikten sonra ilk yaptığı işin bir asma ağacı dikmek olduğu belirtilmiştir.

    Sümerlilerin kil tabletler üzerine yazdıkları, bilinen en eski tıp kitabı (İÖ 2200) , bazı rahatsızlıklar için şarabın kullanımını tavsiye eder; bu da şarabın insanlığın belgelenmiş en eski ilaçlarından olduğunun kanıtlarından biridir. Şarap ile bal karışımının öksürüğü kesmek için kullanımı örnek gösterilebilir.

    Şarap kullanımı özellikle Akdeniz ülkelerinde sağlıkla ilişkilendirilmiştir. Modern tıbbın kurucularından olduğu düşünülülen Hipokrat (İÖ 450-370) şarabı diüretik olarak, öğünlerde destekleyici içecek, yara kaplayıcı ve ateş düşürücü olarak kullanmıştır.

    1830 yılında James Busby, Avustralya sömürgecilerinin şarabı Güney Avrupalıların içeceği ve geleneği olarak asimile etmeye çalıştıklarını ve daha çok 'saf üzüm suyundan elde edilen doğal ve sağlığa yararlı bir içecek 'olarak tanıttıklarını belirtmektedir.

    Dr Alev ŞAHİN (Dionisos Dergisinden Alınmıştır)



    ÇALIŞMALAR KIRMIZI ŞARABIN KANSERLE SAVAŞA NASIL YARDIMCI OLABİLECEĞİ KONUSUNDA YENİ ANLAYIŞLAR GETİRİYOR.

    İngiliz bilim adamlarından oluşan bir grup, resveratrol'un (kırmızı şarapta ve ve fıstıklarda bulunan ve olası bir kanser önleyici madde olduğu düşünülen kimyasal bir bileşim) mevcut tümörlere karşı nasıl savaştığı ortaya çıkardılar.

    British Journal of Cancer'de yayınlanan araştırmaları, resveratrol'un şarap bardağını terkedip vücuda girdikten sonra oluşturduğu metabolik prosesi açıklamakta. Ekipte yer alan bir bilim adamının açıklamasına göre, çalışma kanser-ilacı araştırma programının bir parçası olarak başlamış.Bilinen tabii ürünlerin antikanser tümör-seçici olan ilaçlarla benzerliğini görünce , onların da aynı şekilde iş görebileceğini düşünmüşler.

    Çalışmaya göre, CYP1B1 adı verilen ve tümörlü hücrelerde bulunan bir enzim, resveratrol'u kanserli hücreleri yokeden toksik bir madde olan piceatannol'a çeviriyor. Bu proses sadece tümörün içinde oluyor,ve dolayısıyla sağlıklı dokuya zarar vermiyor. CYP1B1 sadece tümörlü hücrelerde bulunduğu için , bilim adamları önce bunun kanserin gelişmesi ile ilgili olduğundan şüphelenmişler.Şu anda ise, enzimin kanseri geliştirmeyi değil de tam tersine onunla savaşmak için orada olduğuna inanıyorlar.Grubun gelecekteki çalışması kanser hastalarına tedavi amaçlı bir kırmızı şarap türevi vermek yolunda olacak.

      Forum Saati Cuma Kas. 24, 2017 1:04 pm